Ana içeriğe atla

Çikolata Tadında Bir Film: Forrest Gump

http://www.itusozluk.com/image/forrest-gump_304689.jpg
Başlamadan Önce      


Uzun zaman önce bir tavsiye üzerine izlediğim filmlerden biriydi Forrest Gump. Başrolde Tom Hanks’in olduğunu öğrenmemle şiddetlenen izleme isteği aynı günün akşamında beni filmin başına geçirdi. Kalabalık bir ortamda izlemeye başladığım film başlar başlamaz jeneriğinde çalan - Forrest Gump Süite / Alan Silvestri - müziğiyle beni mest etti. İzlediği filmlerin soundtracklarını dinlemeye meraklı biri olduğumdan dolayı bu filmin soundtracklarını ele geçirme planı daha ilk dakikalarda beynimdeki yerini almıştı.
Filme başlamadan önce 142 dakikanın nasıl geçeceği konusunda şüphelerim olsa da filmin kitap uyarlaması olması, konusu ve oyuncular beni aynı zamanda umutlandırıyordu da.
Ve film başladı… ( Sadece bir an )
Ve film bitti…  ( Ne çabuk! )
Bittikten Sonra              

Filmi bitirdikten sonra geri dönüp baktığımda hatırladığım ilk şey çevremdekilerin yüzünde gördüğüm hüzünlü tebessüm hali oluyor. Ardından filmin ilgi çekici ve birçok şeyi çok fazla sözcük kullanmadan anlatan replikleri geliyor. Akılda yer edici ve öğüt verici replikler…  Peki, ne anlatıyordu Forrest?

Zaman…

Film öylesine dolu bir şekilde işlenmiş ki bizler Forrest’ın hayatını izlediğimizi düşünürken aynı zamanda filmin arka planında yer alan 50’li ve 70’li yıllar arasında Amerika tarihine de göz atmış bulunuyoruz. En azından Elvis Presley’in o ünlü dansının çıkış noktasını görüyor, Kennedy’den Vietnam Savaşı’na kadar geniş bir yelpazeden dönemi aralıyoruz. Tarihi birçok yerde bulunan ve birçok insanla birlikte olan Forrest için ise her şey sadece yapılması gerektiği için yapılmaktadır. Yaptığı şeyleri bir çocuğun masumluğuyla yapmak istediği için ya da çevresindekiler yapmasını istediği için yapar. Her hangi bir planı, düşüncesi yoktur.

Çevre:  Vay canına! Forrest? -Neden koşuyorsun? -Dünya barışı için mi yapıyorsun? -Evsizler için mi? -Kadın hakları için mi koşuyorsun? Bunu neden yapıyorsun?
Forrest:  Canım koşmak istedi.”
    
Aşk…

Ben zeki bir adam değilim ama aşkın ne olduğunu çok iyi biliyorum.”

Ne kadar zaman geçerse geçsin ve ne kadar insan tanırsa tanısın Forrest’ın asla vazgeçmediği tek isimse Jenny’dir. Babasının istismar ettiği zamanlarda Forrest ile tanışan Jenny filmin sonuna kadar değişen zaman çarkının içerisinde yuvarlanıp duruyor. Zaman onu nereye götürürse o da peşinden gidiyor. Ayakta durduğu zamanlarda iyi ama ne zaman düşecek olsa yine dönüp dolaşıp Forrest’a geliyor. Ki bu durum filmin son sahnelerine kadar devam ediyor. İzleyiciye Jenny sürekli gidip geliyormuş gibi görünse de Forrest için o hep yanında kalıyor.

“Forrest: Bazen yağmur, yıldızlar çıkmasına izin verecek kadar duruyordu. O zaman güzel oluyordu. Gölde günbatımının hemen öncesine benziyordu. Her zaman  suda milyonlarca yakamoz olurdu. Tıpkı o dağ gölü gibiydi. Çok berraktı Jenny. Sanki üst üste iki gökyüzü varmış gibi oluyordu.  Sonra çölde, güneş doğduğu zaman, göğün nerde bitip,  karanın nerde başladığını kestiremezdim.
Jenny: Keşke orada seninle birlikte olabilseydim.
Forrest: Oradaydın.”

Eğitim ve Askerlik

Forrest’ın okul hayatı başlamak için gittiği devlet okulundan IQ’ su 75’in altında olduğu için geri çevrilmesiyle başlıyor. Ancak annesi ikna edici yöntemlerle ( ! ) onun okula kayıt olmasını sağlıyor. Bu şekilde okula başlayan Forrest o dönemde yürüme zorluğu çektiği için arkadaş çevresiyle sorunlar yaşıyor ama bu sorunlar ve zekâ problemi onun üniversiteye gitmesini engellemiyor. Düşük zekâsına rağmen üniversite yıllarının çok çabuk geçtiğini düşünen Forrest bu dönem boyunca okulun futbol takımında oynuyor ve popülerliğini günümüzde de koruyan “ Run Forrest Run” repliği izleyicinin zihnine kazınıyor.

Okul bittikten sonra askere giden Forrest kendini Vietnam Savaşı’nın içinde buluyor. Bunun dışında bu dönemde Forrest geleceğinin çok büyük parçası haline gelecek Teğmen Dan’la tanışıyor. 

Ölüm

Forrest’ın hayatının bir önemli dönüm noktasını da yaşadığı ölümler oluşturuyor. Askerlik arkadaşını, annesini ve Jenny’yi kaybettiği sahneler izleyici ile Forrest arasında derin bir bağ kuruyor. Ölümle karşılaşana kadar onun ne olduğunu anlayamayan Forrest ona bir çocuk masumluğu ile yaklaşıyor.

Forrest: Neden ölüyorsun anne?
Annesi: Vaktim doldu, sıram geldi. Ah hayır, sakın korkma bir tanem; ölümde hayatın bir parçası. Hepimizin kaderinde olan bir şey. Bunu bilmiyordum ama senin annen olmak da kaderimde vardı. Elimden geleni yaptım.
Forrest: Çok iyiydin anne.
Annesi: Ben insanın kaderini kendinin çizdiğine inanırım. Tanrının sana verdiklerini en iyi şekilde değerlendirmelisin.
Forrest: Benim kaderimde ne var anne?
Annesi: Onu kendin bulman gerekecek.”
 
Müzikler

Filmi izlemeye başladığım ilk andan itibaren aklımda olan soundtrack’ın gerçekten harika olduğunu söyleyebilirim. 2 CD’den oluşan albümde filmin geçtiği zaman dilimlerine ait parçalar oldukça dikkat çekici. Filmin müzikleri sonraki yıllarda 32 Amerikan Klasiği adıyla satışa sunulmuştur. Bunun dışında filmde yer alan ancak soundtrackta olmayan müziklerinde oldukça güzel olduğunu belirtmeliyim. 

Albümde benim dikkatimi en çok çeken parçalar : But I Do, Blowin' in the Wind, I Can't Help Myself, Raindrops Keep Fallin' on My Head, It Keeps You Runnin, Forrest Gump Süite ve Let’s Get Together.

Genel olarak değerlendirecek olursak Forrest Gump işlediği birçok konu ve içine aldığı zaman bakımından oldukça kaliteli bir eser. Bunun dışında içine aldığı geniş zaman dilimini sırıtmadan akıcı bir şekilde birbirine bağlaması da ona artı bir özellik kazandırıyor. Filmin seveni olduğu kadar sevmeyeninin olması dikkat çekici olsa da aday gösterildiği 13 Oscar ödülünün 6’sını kazanması da yadsınamayacak bir gerçek.


       

Bu blogdaki popüler yayınlar

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

Eşpedal Derneği ile Yeşil'den Mavi'ye Karadeniz Kamp Günlüğü (2022)

Eşpedal’ın geleneksel yaz kampları her yıl daha verimli ve daha aktif bir şekilde devam ediyor. Bu yıl Samsun ve Ordu’da düzenlediğimiz yaz kampımızı dolu dolu geçirdik ve tüm detaylarıyla sizinle paylaşmak istiyoruz. 530 kilometreden daha fazla yol aldığımız ve yaklaşık toplam 2000 metre tırmanış yaptığımız bu kampta 9 gün pedal çevirdik. Kampımızın son üç gününü TİEB Fest Ordu 2022 etkinliğine ayırdık. Zamanlama açısından harika bir birleşme oldu. 11 Tandem bisikletle başladığımız turlarımıza zaman zaman 8 tandeme düşsek bile görev paylaşımı ve işlerin daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesini kolaylaştırdık. Unutulmaz anılar serisi oluşturmaya başladık. Bunun için " espedal.org " web adresinden “anılar” menüsünü ziyaret edebilirsiniz. Şimdi detaylara geçelim. 1.GÜN 22 TEMMUZ CUMA Samsun Mavi Işıklar Eğitim, Dinlenme ve Rehabilitasyon Merkezinde 21 Temmuz günü toplandıktan sonra ilk defa katılanlarla tanıştık, havuz keyfi yaptık, akşam tandemlerle ufak bir şehir turu atıp çay ...