Ana içeriğe atla

Modern Tartışma Örneği

Televizyon ve televizyonculuğun Türkiye'deki en modern tartışma örneklerinden birini Fatih Altaylı'nın sunduğu programda yaşadık. Bilindiği üzere Levent Kırca ile muazzam bir tartışma seviyesine imza attılar. Ne programı terk eden oldu nede programı süresinden önce kapatan oldu. Ne de küfür vardı. Taraflar olağanca saygınlığı ve ağırlığıyla birbirlerini alt etmeye gayret gösterdi. Ev sahibi konumunda Fatih Bey, konuk sandalyesinde ise Levent Bey yer alıyordu. Zor bir maç izleyicisinden habersiz başlamıştı. Kimi izleyici ateşle barutun yanyana geldiğinin farkındaydı. Kimisiyse var olan sakinliğiyle "bakalım ne olacak" diyordu. Tribünlerin beklediği olmuştu gergin geçen dakikaların hazzı kalmıştı belkide seyircilerde. Devamı gelmeli miydi yoksa modern tartışmanın "artık tamam bu kadar dayanabilirim" dediği yerde mi bitti bilinmez ama güzel olan şu ki, kişiler kendilerinin ne olduklarını biliyorlar. Bahsi geçen tartışmanın diyaloglarına şöyle bir göz attığımızda göreceğiz ki, arkası sağlam itiraflar ve onayları yer almaktadır.

Fatih Altaylı: Ben salak mıyım?
Levent Kırca: Salaksın…
Fatih Altaylı: Tabi salağım…
Levent Kırca: Demin de “ben yalaka mıyım” dedin…
Fatih Altaylı: “Yalakayım” dedim.

Şimdi Fatih Bey siz bunları söylerseniz biz ne yaparız? Sen doğruya doğru dedin de biz mi yanlış dedik? Buyurun efendim devamını dilerseniz kendiniz dinleyiniz.


Bazende şöyle düşünmemek elde değil, hani televizyon dünyası diye bir şey var diye diyorum. Fatih Bey, Levent Beyi konuk etmek istedi, "gel" dedi Levent Beye sizinle bir program yapalım Teke Tek'te sen bana salla ben sana. Hafif reytinge ihtiyacımız var şu sıralarda gözümüzü seni kestirdim. 40 küsur yıllık oyuncusunuz bizi mahcup etmezsiniz. Levent Bey kabul etmiş ve oyunculuğunu abartmış diye de düşünmedik değil.

Peki, Silivri'deki gazetecilerin hiç birini mi tanımıyordu Fatih Bey? Gerçekten tanımıyor olabilir evet, milyon tane insan var binlerce gazeteci. Mesleki ahlak belki burada devreye girebilirdi. Haksızlığa baş kaldırışlar tanıdıklar vasıtasıyla olsaydı... Galiba hiçbirimiz Adem'den Havva'dan değiliz. He bide o sıralarda şeytan peydah olmuştu onun soyuda devam ediyor, devam ediyor olmalı...

Bu blogdaki popüler yayınlar

2025 Yarış Takvimi Özeti - Tandem Bisiklet Yarışları

  2020 yılından bu yana Gran Fondo parkurlarında rüzgara karşı pedal çeviriyorum. Bisiklet benim için bir tutkudan öte, her yarışta kendimi yeniden keşfettiğim bir yolculuk oldu. Ancak 2025 yılı, kariyerimde ve hayatımda bambaşka bir sayfa açtı. Bu yılın benim için anlamı çok büyük; çünkü gönül verdiğim tandem bisiklet , artık Türkiye Bisiklet Federasyonu ’nun resmi yarış takvimine dahil edildi. Bilmeyenler için kısaca anlatayım: Tandem, sadece iki kişinin bindiği bir bisiklet değil; bir güven ve uyum senfonisidir. Önde yolu gören ve yön veren " Pilot ", arkada ise gücüyle ona eşlik eden görme engelli sporcu " Stoker " yer alır. Biz bir bütünüz; iki beden, tek bir makineyiz. Tarihi Bir Başlangıç: Balıkesir Edremit Sezonun ilk startı Nisan ayında Balıkesir Edremit’te verildi. Federasyonun düzenlediği bu ilk resmi yarışlarda yer almak, sadece bir sporcu olarak değil, bu branşın öncülerinden biri olarak orada bulunmak tarif edilemez bir duyguydu. Yarış heyecanı teknik...

Kurak Günler Film Eleştirisi

Öncelikle uzun zaman sonra sinemaya gidebilmenin vermiş olduğu heyecanı bu güzel filmle taçlandırmak şahane oldu benim için fakat 21.45 seansından mıdır bilinmez salon bomboştu. Ben ve iki arkadaşım dışında salonda hiç kimse yoktu. Gişe filmi olmaması en güçlü sebeplerden biri olabilir miydi? Peki ya bilet fiyatları?  Cannes Film Festivalinde (2022) prömiyer gösterisi yapılan filinin birçok ödül aldığını söyleyerek başlayalım. Avrupa'nın Oscarları olarak bilinen Avrupa Film Ödülleri'nde En İyi Kurgu ödülünü kazanan "Kurak Günler" Emin Alper tarafından yönetmenliği yapıldı. Alper'in daha ödüller alan daha önceki filmleri: “Tepenin Ardı” (2012), “Abluka” (2015) ve “Kız Kardeşler”in (2019). Kurak Günler Türk sinema tarihinin "en" listelerine girecek kadar başarılı ve yarattığı atmosferle de travmatik etkiler bırakan, gerçekçiliği ağır basan bir Türkiye metaforudur. Politik gerilimin üst seviyede yaşanması hiç yabancı olmadığımız sahnelerin ruhumuza sirayet...

Eşpedal Derneği ile Yeşil'den Mavi'ye Karadeniz Kamp Günlüğü (2022)

Eşpedal’ın geleneksel yaz kampları her yıl daha verimli ve daha aktif bir şekilde devam ediyor. Bu yıl Samsun ve Ordu’da düzenlediğimiz yaz kampımızı dolu dolu geçirdik ve tüm detaylarıyla sizinle paylaşmak istiyoruz. 530 kilometreden daha fazla yol aldığımız ve yaklaşık toplam 2000 metre tırmanış yaptığımız bu kampta 9 gün pedal çevirdik. Kampımızın son üç gününü TİEB Fest Ordu 2022 etkinliğine ayırdık. Zamanlama açısından harika bir birleşme oldu. 11 Tandem bisikletle başladığımız turlarımıza zaman zaman 8 tandeme düşsek bile görev paylaşımı ve işlerin daha sağlıklı bir şekilde ilerlemesini kolaylaştırdık. Unutulmaz anılar serisi oluşturmaya başladık. Bunun için " espedal.org " web adresinden “anılar” menüsünü ziyaret edebilirsiniz. Şimdi detaylara geçelim. 1.GÜN 22 TEMMUZ CUMA Samsun Mavi Işıklar Eğitim, Dinlenme ve Rehabilitasyon Merkezinde 21 Temmuz günü toplandıktan sonra ilk defa katılanlarla tanıştık, havuz keyfi yaptık, akşam tandemlerle ufak bir şehir turu atıp çay ...